Şeker ve Bağımlılık: Şeker Düşkünlüğünün Madde Kullanımı ve Bağımlılık Tedavisindeki Rolü
Madde kullanım bozuklukları (Substance Use Disorders - SUD), dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde alkol kullanım bozuklukları (Alcohol Use Disorder - AUD), önlenebilir ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almakta olup 2021 yılında 107.000’den fazla uyuşturucuya bağlı doz aşımı ölümü rapor edilmiştir (Mokdad vd., 2004; CDC, 2020). Mevcut psikoterapötik ve farmakolojik tedavilerin birçok hasta için yeterince etkili olmaması, alternatif ve destekleyici yaklaşımlara olan ihtiyacı artırmaktadır.
Son yıllarda, tatlı sevme (Sweet-Liker - SL) fenotipi ve şeker takviyesinin bağımlılık tedavisinde potansiyel bir bileşen olabileceği yönünde hipotezler öne sürülmüştür. Şeker tüketiminin bağımlılıkla ilişkili nöral ödül mekanizmaları üzerindeki etkileri, madde bağımlılığı tedavisinde yeni stratejiler geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
1. Şeker Düşkünlüğü ve Bağımlılık Arasındaki İlişki
Araştırmalar, toplumun belirli bir kesiminin tatlıya genetik yatkınlığı olduğunu ve bunun madde bağımlılığı riskiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Klinik çalışmalarda, standart sakaroz tercihi testi (SL testi) kullanılarak bireylerin Tatlı Sevenler (SL) ve Tatlı Sevmeyenler (SDL) fenotiplerine ayrıldığı belirlenmiştir.
Bağımlılık yapan maddeler ve şeker tüketimi arasındaki bağlantılar, aşağıdaki gözlemlerle desteklenmektedir:
-Nikotin bağımlılığı: Sigarayı bırakma sürecinde glikoz takviyesinin yoksunluk semptomlarını azalttığı ve sigara bırakma oranlarını artırdığı bulunmuştur (McRobbie ve Hajek, 2004; West vd., 1990, 1999).
-Alkol bağımlılığı: Alkol veya uyuşturucuya bağımlı bireylerin bağımlı olmayan akranlarına kıyasla tatlı gıdalara daha fazla ilgi duyduğu gözlemlenmiştir (Bennett vd., 1970).
- Gençlerde erken bağımlılık riski: 5-9 yaşlarındaki çocukların şeker ve yağ tüketme eğilimleri, ergenlikte alkol kullanımıyla ilişkili bulunmuştur (Mehlig vd., 2018).
- Genetik yatkınlık: 8.586 ikiz üzerinde yapılan bir çalışmada, yüksek şeker tüketimi ile madde kullanımı arasındaki ilişkinin %59’unun ortak genetik faktörlerle, %41’inin ise çevresel faktörlerle açıklandığı bulunmuştur (Treur vd., 2016).
2. Bağımlılık Mekanizmaları: Şeker ve Madde Kullanımı için Ortak Sinir Yolları
Madde bağımlılığı ve tatlı tüketimi, ortak nörokimyasal ödül sistemleri tarafından yönetilmektedir. Özellikle dopamin, opioid ve serotoninerjik yollar bu süreçlerde kritik roller oynamaktadır.
2.1. Beyin Ödül Sistemi ve Dopaminerjik Etkileşimler
Bağımlılık yapan maddeler (nikotin, alkol, kokain, metamfetamin vb.), ödül işleme sürecinde kritik rol oynayan ventral striatum/nükleus accumbens bölgesinde dopamin salınımını artırmaktadır (Volkow & Wise, 2005). Benzer şekilde, tatlı tüketimi de dopaminerjik ödül mekanizmalarını uyararak bağımlılık benzeri bir etki yaratabilir:
-Hayvan çalışmalarında, aşırı şeker tüketiminin, bağımlılık yapan maddelerle benzer beyin aktiviteleri oluşturduğu gösterilmiştir (Ahmed vd., 2013).
-Kemirgenlerde yapılan araştırmalar, sakarinin kokain kadar cazip olabileceğini ortaya koymuştur (Lenoir vd., 2007).
-fMRI çalışmalarında, şekerli tatların tat korteksi, insula, amigdala ve ventral striatum bölgelerini aktive ettiği gösterilmiştir (Eiler vd., 2018).
2.2. Opioid ve Serotonin Sistemleri ile Etkileşim
Tatlı tüketimi ve madde bağımlılığı arasındaki ilişkide opioid ve serotoninerjik sistemlerin de önemli bir rolü vardır:
- Opioid reseptörleri, şeker tüketiminin oluşturduğu haz hissi ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin, naltrekson gibi opioid antagonistleri, tatlı tüketimini azalttığı gibi alkol bağımlılığında da etkili bir tedavi ajanı olarak kullanılmaktadır (Eikemo vd., 2016).
- Serotoninerjik sistem, ödül mekanizmalarının düzenlenmesinde kritik bir rol oynar ve şeker tüketimi ile serotonin seviyelerinde artış gözlemlenmiştir (Kampov-Polevoy vd., 1999).
3. Genetik Yatkınlık: Şeker Düşkünlüğü ile Madde Kullanımı Arasındaki Ortak Genetik Temeller
Genetik çalışmalar, şeker tüketimi ile madde kullanım bozuklukları arasında ortak genetik faktörlerin varlığını ortaya koymuştur:
- Madde bağımlılığı kalıtımsal bir durumdur: Nikotin bağımlılığı ve alkol bağımlılığı için genetik katkı en az %50 olarak hesaplanmıştır (Kendler vd., 2000).
- Tatlı sevenlerin genetik yapısı da bağımlılıkla örtüşmektedir: Tatlı sevenlerde benzer kalıtım oranları (%49-%53) bildirilmiştir (Keskitalo vd., 2007; Pallister vd., 2015).
- TAS1R3 rs307355 CT gen varyasyonu, hem tatlı sevme (SL) fenotipi hem de aşırı alkol tüketimi ile ilişkilendirilmiştir (Choi vd., 2017).
4. Bağımlılık Tedavisinde Şeker Takviyesi: Etkili Bir Strateji mi?
Sigara içenlerde, sigarayı bırakma girişimlerinden önce veya sırasında glikoz tüketimi, nikotin yoksunluğu belirtilerini nispeten hızlı bir şekilde azaltmaktadır. Ek olarak:
- SL fenotipine sahip bireylerin, SDL fenotipine kıyasla daha fazla alkol yoksunluk gününe sahip olduğu ve naltrekson tedavisine daha iyi yanıt verdiği bildirilmiştir.
- Şeker tüketimi, sigara yoksunluğu belirtilerini azaltarak sigara bırakma sürecinde destekleyici bir unsur olabilir (McRobbie ve Hajek, 2004; West vd., 1990, 1999).
- Ancak, yüksek kalorili tatlıların aşırı tüketimi, obezite ve metabolik hastalıklar gibi sağlık sorunlarına neden olabileceğinden, bu tür yaklaşımların kontrollü kullanımı gerekmektedir.
Sonuç ve Klinik Öneriler
Bu derlemede sunulan bulgular, bağımlılık tedavisinde bireyselleştirilmiş yaklaşımların gerekliliğini ortaya koymaktadır. Tatlı sevme fenotipi (SL), bağımlılık tedavisinde yeni bir biyobelirteç olarak değerlendirilebilir. Özellikle alkol bağımlılığı olan bireylerde, SL fenotipinin belirlenmesi ve bu bireylere uygun destekleyici tedavi stratejilerinin uygulanması tedavi sürecini optimize edebilir.
Bununla birlikte, tatlı tüketiminin bağımlılık tedavisinde fonksiyonel bir ikame olarak kullanımı konusunda daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle şekerin bağımlılık mekanizmaları üzerindeki uzun vadeli etkilerini inceleyen çalışmalar, bu alanda yeni tedavi stratejileri geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Kaynak: Şeker Bağımlılığı ve Madde Kullanımı Üzerine Sistematik Derleme